Bu yazı sizleri sıkmadan ve
ayrıntılara boğmadan
özet olarak
toplumumuzdaki gerdeğe girememenin
olası nedenlerinden ve
basitinden karmaşığına
çözümleri sunmak üzere hazırlanmış
ve kişisel deneyimlerimi aktarmaya yönelik bir hizmettir.
38 yıllık bir hekimim-
bunun 36 yılını üroloji alanında ve
son 21 yılını da erkek cinselliği alanında (androloji) geçirdim,
bu sorunlar konusunda özellikle
SON ÇARE OLARAK BAŞVURULAN ve
YÜZLERCE ÇİFTİN EVLİLİĞİNİ KURTARMIŞ
olabilmenin mutluluğunu taşıyan bir uzman hekim olarak
sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.
İnanın kî, toplumumuzda
gerdeğe girememe veya uzun süre girememe durumu
tahminlerinizin çok üzerinde bir oranda mevcuttur !
Ancak bu sır başlangıçta ailelerden gizlenir,
sonra 6-7 sonra gelinin "hâlâ" hamile olmaması ile
her iki tarafından da anneleri
çocuklarına bunun nedenini sorarak,
bir şekilde olay büyür-
her iki aile efradı birbirini suçlar
ve bir şekilde "şiddetli geçimsizlik" nedeniyle
boşanmalar olur.
Özellikle toplumsal ve dinsel açıdan
kapalı ve muhafazakâr toplumlar genelinde ve
ülkemiz özelinde
evlenen çiftin ilk gecede cinsel beraberliklerini gerçekleştirememesinin
belli başlı faktörleri arasında benim gözlemlediğim
sadece gelini bu iş için sorumlu tutmak ve
bir moda deyim olarak fazlasıyla ve anlamsızca ön plana çıkartılan
"vajinismus"un ne kadar yanlış olduğunu gözlemledim.
Kişisel kanaatime göre, öncelikle
gelin kadar damadın da
toplumumuzda da artan eğitim ve çevre faktörleri ile
internetten ve çevrelerinden edindikleri bilgilerin dışında
-özellikle erkek açısından- İLK CİNSEL DENEYİMİNİN
o gece olması da çok önemli bir etkendir.
Hiçbir cinsel deneyim ve bilgisi olmayan damadın
gene aynı şekildeki gelinle
maalesef -kısmen kapı önünde
kanlı çarşaf bekleyen akrabaların varlığında-
bu eylemi gerçekleştirmesi...
fazlasıyla iyimserlik olurdu.
Vajinismus diye tarif edilen aslında
toplumumuz özelinde tamamen korkudur.
İnsan bilinmezden korkar.
Evlenen kızlardan bilgi medet uman gelin adaylarının
Maalesef sadece 1-2 sinden dahi
"ağrı"lı, "ağır kanama"lı vs gibi
"aşırı abartı"lı kelime duyması
hassas bir bünyede
otomatikman korkuya,
yeterli gevşememeye,
erkeğin içine girmesine fiziksel direnmeye ve
doğal olarak da vajende kayganlaştırıcı salgılarının oluşacağına
iyice kurumasına yol açacaktır.
Sabırlı, akıllı ve deneyimli bir damat bunları bir şekilde bertaraf edebilir.
Ama DAMAT açısından da, çok önemli bir etken vardır
O da maalesef deneyimsiz olanlarda çok daha belirgin olan
ama toplumda da epey yaygın olan
ERKEN BOŞALMAdır.
Bu erken boşalma sonucu,
gelinin yeterli gevşemiş olması,
yeterli ön sevişme sonrası vajenin yeterli kaygan olmasına rağmen,
erkeğin henüz vajenden içeriye giremeden boşalması sonucu
erkeğin organı yumuşar.
Bu ikinci üçüncü denemede de
aynı sonucu verir.
Ancak kişisel gözlemlerim
bu damat ve gelin için ayrı ayrı yazdıklarımın
her iki tarafta da mevcut olması
genellikle gerdeğe girmeyi
"doğal gidişâtta" (yani profesyonel yardım almaksızın)
nerede ise imkânsız hale getirir.
Birbirini çok seven çiftlerin
başka şekillerle - oral veya el ile uyarma gibi-
birbirlerini karşılıklı tatmin etmeleri olabileceği gibi
artık bunu "kader" kabûl edip
ya "bacı kardeş" gibi doğal cinsellikten uzak bir yaşamı
sürdürüyor olmalarını da gözlemledim.
Muhafazakâr yetiştirilmiş akademisyen bir banka genel müdürü
ve eşi bana 5 yıllık evlilik ve
onlarca tedavi denemesinden sonra gelmişlerdi.
En enteresan olgulardan birisi de
benim çok sonradan haberdâr olduğum
çok yakınım bir arkadaşımın ablasının
ilk çocuğunu doğurduğu sırada
hâlâ bakire olması ve "normal" doğum sonrasında
zarının ortadan kalkmasıydı !
Çok uzun yıllar yaşadığım ve doktor olarak çalıştığım Avrupa'da
bunun neredeyse görülmemesine rağmen
ülkemizde ve diğer islami ülkeler ile
kadın ve erkeğin evlilik öncesi ilişkilerinin ileri derecede kısıtlı
katolik veya güneydoğu asyada bazı toplumlarda da
sıklıkla görülmesinin başlıca nedeni
sadece kızın aldığı eğitim ve erkeğin her şeyin kötüsü olarak gösterilmesi
ve mutlaka bakire olarak gerdeğe girmesi zorunluluğu ile
evlenmiş akraba kadınlarının da olayı maalesef abartmalarıdır.
yani gerçek vajinismusdan ziyade, bilinmeyenden abartılı olarak korkulmasıdır.
Hep önemsenmeyen bir diğer önemli bir durum da
gene aynı şekilde evlenmeden önce kültürel ve dinsel eğitim sonucu
hiçbir şekilde normal cinsellik yaşamamış olan
erkeğin de deneyimsizliği ve
toplumumuzda da çok yaygın olan erken boşalmadır.
Burada , gelinin hiçbi korku veya kasılması olmasa da
damadın ön sevişme sırasında veya
cinsel ilişkiye geçerken, henüz gelinin vajenine giremeden
boşalması sonucu, cinsel organın yumuşaması durumuyla karşı karşıya kalıyoruz.
Bu durum sadece bir kereye mahsus olmayıp,
sürekli tekrarlanmakta ve bir "yoz döngü" haline gelmektedir.
Bana başvuran hastalar genellikle
en azından 6-12 ay süreli evliliğe rağmen
ailelerinin umutla bekledikleri
hamilelik durumu oluşmayınca,
genellikle kızın annesinin araştırmaları ile ortaya çıkmaktadır.
Gene kişisel gözlemim, öncelikle
bir kadın hastalıkları doktorunun önerileri alınmaktadır ve
burada doğal olarak %90 sonuç alınamamaktadır.
Bu çiftlerin gene büyük bir kısmı
psikiyatrist veya psikolojik danışmanlara gitmektedirler.
Burada çok uzun vadeli,
kısmen aylar süren tedavi seansları yapılmakta ve değişik öneriler öneriler verilmektedir .
Bunların bir kısmında çabuk ve kesin başarılı
olmaktaysa da, kişisel gözlemim,
bunların genellikle hem çok uzun vadeli bir süreç olması
hem de maddi açıdan çok yüksek meblâğlar tutması nedeniyle yarıda kesilmesidir.
Bana hastalar genellikle bu evrelerden sonra,
genellikle artık neredeyse
boşanma evresine yakın gelmektedirler.
Benim 20 yılı aşkın deneyimime göre
ne damada verilen boşalma süresini uzatan tedaviler
ne de geline ağızdan verilen sakinleştiriciler
İLK CİNSEL BERABERLİK için yeterli olmamaktadır.
Bizim ekip olarak tedavi prensibimiz
HASTANE KOŞULLARINDA ve ÖZEL ODA AYARLANARAK:
a) erkeğe uygulanacak olan özel ilaç bileşimi ile, hiçbir cinsel uyarım olmasa dahî- ful sertlik sağlayan ve boşalma olsa dahî ortalama 4 saat sertliğini muhafaza edecek bir ilaç tatbiki
b) kadına komple olayın bilincinde olacağı, uyanık olacağı- sadece ağrı duymamasını sağlayacak (halk arasında "ağrısız doğum tedavisi") bir epidural uygulama ile -ihtiyaca göre sedatif /müsekkin ekleyerek ( ama biz kadının tam anestezi almasına kesinlikle karşıyız) - bir kombine tedavi yapıyoruz.
c) Şu ana kadarkî başarımız - erkekte ağır cinsel yetmezlik gibi organik nedenler olmaması dışında
%95'in üzerindedir.
İnternet sayfamız henüz yapım safhasında olduğundan
aşağıdaki e maillere veya whatsapp'a mesaj atarak olası sorularınızı iletiniz.
Her türlü sorunuza ücretsiz cevap verilecektir.
Saygılarımla
Op. Dr. Ali Rıza Sığırcı
Üroloji Uzmanı
Androloji
http://manandsex.blogspot.com/
https://www.facebook.com/HAPPY-MAN-724538934345511/?fref=ts
iletişim adresi:
alirizasigirci@yahoo.com
alirizasigirci@yandex.com.tr
whatsapp: 0532 593 92 00
twitter: @alisigirci